Bővebb ismertető
GÍZLÍ MABED
Müfide Hanunefendi'ye
Gegen gün Tokatliyan'da Sermet bana geng bir frenk takdim etti. Sorbon' dan arkada§mi§! Kumral, gini mavi göz-lü, güzel, narin, nazik bir gócuk! Azgm bir «§ark» meftunu1. ílk láfi bu oldu:
- Azizim, siz kendinizi bilmiyorsunuz. Avrupa'yi bir §ey zannederek kendi güzelliklerinizi görmüyor, kendi esrarlan-mzi ya§amiyorsunuz.
Birdenbire hakli mi, haksiz mi oldugunu kestiremedi-gim bir tevhibe2 gülümsedim:
- Ya§amadigimizi, göremedigimizi ne biliyorsunuz?
- Bunu gözümle gördüm, diye co§tu. Üg senedir Ser-met'in evindeyim. Her §ey alafranga: Yemek salonu, yatak odasi, kansinin, karde§lerinin giyini§leri, hareketleri, hatta zihniyetleri, telákkileri bile hep Avrupakárí! Ah, nerede Lo-ti'nin Türkiyesi?
- Loti'nin Türkiyesi kar§i tarafta! Dedim.
- Evet, öyle söylüyorlar. Fakat igine girilmez bir álem! Yazik ki siz bu pitoresk3 álemi sevmiyorsunuz.
- Sevenlerimiz de var! Dedim.
- Siz sevenlerden misiniz?
- Evet
Diye mübalágah bir tehalükle ba§imi salladim: «Sabit fi-
1- Bir §eyi ^ok begenip hayran olan
2- Azarlama, tekdir
3- Resme konu olabilecek manzara